Cennet Parçası – Bölüm 1

Uyandığında başı ağrıyordu. Sol bileği ise hareket ettirse kopacakmış gibi sızlıyordu. Biraz doğrulur gibi oldu ama her yeri acıyordu. Yattığı demir ranza muhtemelen yıllardır ordaydı ve ranza ile arasında sadece bir çarşaf vardı. Müthiş ve katlanılamaz bir acı içindeydi.

Nerede olduğu hakkında en ufak bir fikri yoktu. Nasıl gelmişti buraya? Neden bu eski yıkık, harabe gibi otel odasında uyandı? Dün gece ne olmuştu? Olanlar hakkında hiç bir fikri yoktu, hiç bir şey hatırlamıyordu. Sadece tek bir şey… Tek hatırladığı ona dün gece saati soran o kızdı. Saati sormuş ve ardından büyük bir kahkaha atarak

– Cennetin Parçası için… bekle… geliyorlar

Diyerek arkasını döndü ve uzaklaştı. Onu takip edip etmediğini bile hatırlamıyordu. Çalan kapıyla birlikte sol bileğinin neden sızladığını da anladı. Kapıyı açmak için kapıya yöneldiğinde bileğinin etrafında ” Elçi: CennetinParçasıİçin” yazıyordu. Yeterince dar olan odada demir ranza ile duvar arasında tam ortada durdu. Bileğindeki bu dövmeye baktı, baktı.. Bir anlam ifade etmiyordu. Başındaki ağrı daha da artarken kapı daha şiddetli çalmaya başlamıştı.

– Kim o?

Diye sordu, sesindeki korku ve titreme hissediliyordu. Kapının diğer tarafındaki ses;

-Oda servisi

diyordu. Başka herkese olduğu gibi ona da inandırıcı gelmemişti. Böylesine yıkık, harabe bir odanın bulunduğu yer otel olsa bile buranın bir oda servisi olması neydi?

İstemeye istemeye kapıyı açtı. Kimsiniz demeye kalmadan karnına yediği tekme bir anda enfesini kesti. İçerisi bir anda etrafını saran siyah giyimli takım elbiseli gözlüklü insanlarla doldu. Karnına tekmeyi atan kişi İmothep’ti. Kesin olarak bilinmemekle birlikte yaklaşık 7 senedir Kabala adlı acımasız bir örgütün en merhametli lideriydi. Bugüne kadar hiç kimseye öldürmek amacıyla yaklaşmamasına rağmen elinden sağ kurtulan yoktur. Yaptığı şakaların bile neticesinde en az 72 kişinin yanarak öldüğü biliniyor. Güldüğünü şuana kadar gören yok ya da görenler şuan yaşamıyor.

Yerde karnına yediği tekme yüzünden acı içinde kıvrılan adamımızı iri yapılı Beyefendiler tekrar doğrultmuş ve bir sonraki tekme için hazır duruma getirmişlerdi. İmothep ona yaklaştı ve tepeden tırnağa süzdükten sonra kulağına eğilerek

– Her şeyi bilebilirsin ama..

Sonra arkasını döndü ve bakmadan odadan çıktı. O odadan çıkar çıkmaz içerideki beyefendilere üç tane daha katıldı. Zavallı adam daha ne olduğunu anlayabilmiş değildi. Olanlara anlam vermiyordu. Birden üzerine çullandılar ve onu çok fena dövdüler. Bilincini kaybetmişti…

Uyandığında elleri bağlı ve gözleri bağlıydı. Bir sandalyenin üzerinde oturuyordu. Bir kapı sesi duydu.

– Kimsiniz ? dedi korkak bir sesle.

Gelen kişi “Doktor” adıyla bilinen acı teknikleri ve işkence uzmanı psikopat bir dahiydi. Onun hakkında anlatılan hikayelerden birini duymuştum . Bir keresinde “hiçbir acı hissetmem beynimin acı merkezi yok” diyen bir Çinliyi askeri yetkililerin gözü önünde bağırta bağırta öldürmüş. Doktor oldukça sakin bir ses tonuyla;

 

Devam edecek…..

 

Posted in Cennet Parçası, Hikayeler, Yazı Dizisi and tagged , , , , , , , , .

2 Comments

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.

Güvenlik Sorusu *

Şu HTML etiketlerini ve özelliklerini kullanabilirsiniz: <a href="" title=""> <abbr title=""> <acronym title=""> <b> <blockquote cite=""> <cite> <code> <del datetime=""> <em> <i> <q cite=""> <strike> <strong>