Cennet Parçası – Bölüm 11 – Final

General: Sen ne kadar zeki olduğunu bilmiyorsun ama ben biliyorum kardeşim. Hadi git de Avis’i kurtar.

….

<<<<<<<<<<<<<<<<<<<<-Avis Güvenlik Merkezi->>>>>>>>>>>>>>>>>>>

Saldırıya kalan süre 10 dakika 30 saniye.

Mergen koşarak Avis’in güvenlik merkezine girdi ve ana bilgisayarı açtı. Aklında ne yapacağına dair pek bir şey yoktu ama parmakları istem dışı hareket ediyormuşçasına bilgisayara bir şeyler yazıyordu. Yaptığı şeyin ne olduğunu biliyordu ama nasıl yaptığına dair pek bir fikri yoktu. Nep’de bir süre sonra yanına geldi ve hayretle çaresizlik içinde O’nu izlemeye başladı. Mergen şifrelediği özel bir dosyaya ulaşmaya çalışıyordu ve sık sık saldırı için klan süreyi kontrol ediyordu. Saldırıya 5 dakikadan az kalmıştı ve Mergen belgenin şifresini yeni aşabilmişti. Bu belgeye sadece Güvenlik Merkezindeki ana bilgisayardan ulaşılabiliyordu ve onu açabilecek tek kişi Mergen’di. Başka biri sonsuz döngüde parola denese bile belgeyi açabilmesi mümkün değildi. Çünkü bu şifre Cennet Parçasının bir hediyesiydi ve ilk insanlardan kalan bilgileri içeriyordu. Kendisi bile ilk aşamayı geçene kadar onlarca şifre denemesinde bulundu ve sürekli terliyordu. Panik yapmıyordu, sakindi ve bu hali panik yapmasına neden oluyordu. Ama o her şeye rağmen soğukkanlılığını koruyabiliyordu. Yanı başındaki Nep ise tırnaklarını yemekten kendini alamıyordu. Saldırının başlamasına 3 dakika kalmıştı ve parmakları hiç durmayacak gibi tuşlara basıyordu. Açtığı belgede hala şifre yazmaya devam ediyordu. Birden durdu ve kafasını Nep’e çevirdi. Gülmeye başladı. Nep Mergen’in ne yaptığını anlayabiliyordu ve hayranlığını gizleyemiyordu ama neden durmuştu? Neden durduğunu bilimiyordu. Mergen gülmeyi bıraktı ve yüzü hiç olmadığı kadar sertti.

Nep: Efendim çıkalım. Belgeyi açmayı başardınız. Alfa bölgesinin girişleri kontrolünüzde onları kullanarak acil çıkışlara ulaşabiliriz…

Mergen: Korkuyor musun?

Nep:….

Mergen: Korkma bugün ölmeyeceksin.

Mergen tekrar bilgisayara döndü ve daha önce hiç görülmemiş karakterlerle yazı yazmaya başladı ve yaklaşık 30 saniye sonra yazmayı bıraktı. Birkaç saniye içinde solundaki duvarın içinden bir bölme dışarı çıktı ve içinde altın sarısı renginde parlayan avuç içi büyüklüğünde bir küre duruyordu. Nep şaşkınlığını gizleyemedi.

Nep: Cennet Parçası.

Mergen: Ne kadar güzel öyle değil mi? Onu bana getir.

Nep Cennet parçasını ellerinde bir kuşu tutar gibi dikkatlice taşıyarak Mergen’e getirdi ve Mergen’onu bilgisayara yerleştirdi. Nep artık dua etmeye başlamıştı ve tek dilediği şey bu şeyin hayatlarını ve Avis’i kurtarmasıydı. Çünkü Avis’in özel kalkanı, Elçinin Kalkanı Programı başlatılmıştı ve programın ilk aşamasında tüm kapılar mühürlenecekti. Şifreyi bilen tek kişi ise odada birlikte durduğu ve hala hafızasına tam kavuşmamış Mergen’di. Elçinin Kalkanı artık aktifti ve içinde bulundukları odada dahil olmak üzere tüm kapılar yavaş yavaş kapandı. Tüm Avis’i ölüm sessizliği sarmıştı. Escali’nin bulunduğu ekip 14. Sektördeydi ve saldırı ilk olarak burada başladı. Savunma sistemleri sensörlerin gördüğü her şeye ateş ediyordu. Her canlı kıpırtısına, nefes alan, kıpırdayan, ağırlığı olan, ısısı olan her şeye… Nep 14. Sektöre olanları kameralardan izliyordu ve artık diz çökmüştü. Ağlıyordu. 14. Sektörde canlı hayatı tamamen bitmişti. Mergen ise hala bilgisayarla uğraşıyordu ama bu sefer Cennet Parçasını kullanıyordu. Öylesine kendisini kaptırmıştı ki olan biteni görmüyordu. Son olarak 14. Sektöre zehirli gazlar verildi ve savunma sistemi 13. Sektöre geçti. 13. Sektör CPElit birliklerinin toplantı bölümüydü ve bu bölümdeki herkes Avis’in güvenliğini sağlamak ve olası bir arbedeyi önlemek için 12. Sektörde çalışıyordu. Bu Mergen’e zaman kazandırmıştı. Savunma sistemi 13. Sektördeki işini bitirip 12. Sektöre geçerken Mergen Cennet Parçasını aktifleştirmeyi başardı. Parçadan yayılan altın rengindeki ışık giderek büyüdü ve önce Mergen ile Nep’i daha sonra tüm Avis’i bir atmosfer tabakası gibi sardı. Saldırı durdu ve kapılar yavaş yavaş açılmaya başladı. Etiam ve diğer bilgisayarlar bünyelerindeki sızıntıyı kapattılar ve viruslerden arındılar. Bir kaç saniye içinde tüm sistem yenilenmişti. Nep ne diyeceğini bilemiyordu. Mergen Cennet Parçasını bulmuştu ve O’nu kullanmayı başarmıştı.

Mergen: Sanırım işimiz bu kadardı. Artık üzülecek bir şey yok Nep.

Nep ekranda 14. Sektörü gösterdi.

Nep: Hepsi öldü.

Mergen(Soğukkanlı): Hiçbir ölüm nedensiz değildir. Hadi toplantı odasına gidelim, Komutan bekler.

Nep: Bunu nasıl yaptın?

Mergen: Neyi?

Nep: Cennet Parçasını nasıl buldun, nasıl kullandın?

Mergen: O’nu ilk elime aldığım zaman çocuktum. Başka biriydim. Ona dokunduğumda bütün bilgisini bana aktardı. O andan sonra bir daha eskisi gibi olamadım. Mergen oldum. Ne yapmam gerektiğini gördüm ve ne yapacağımı, geçmişte ne yaptıklarını. İlk insanlarla yaşamış üstün ırkın onları nasıl kontrol ettiğini gördüm ve Dünyayı karanlık çağa sokuşlarını. Sonra yeniden inşa edilişini gördüm. Cennet Parçası sadece sistemlere değil insanların zihnine hükmedebiliyor. Bu yüzden saklıydı ve Kabala’nın eline geçmemesi gerekiyordu. Tekrar karanlık çağa giremeyiz. Onun saklanması gerek ve saklanacak.

Nep: Sen… nasıl… bunları nasıl bu kadar kısa süre…

Mergen(lafını keserek): Adımın neden Mergen olduğunu hiç düşündün mü…..

 

Belki bir gün devam eder…

Posted in Cennet Parçası, Hikayeler, Yazı Dizisi and tagged , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , .

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.

Güvenlik Sorusu *

Şu HTML etiketlerini ve özelliklerini kullanabilirsiniz: <a href="" title=""> <abbr title=""> <acronym title=""> <b> <blockquote cite=""> <cite> <code> <del datetime=""> <em> <i> <q cite=""> <strike> <strong>