Çıkmaz Düşler Expresi – Bölüm 1

Dostlarım, sessizlik büyülü bir kelimedir. Bu çıldırtıcı büyü elbette ki basit harflerin birleşip oluşturduğu sıradan bir kelimeye ait değildir. Bu kelimenin sihri ifade ettiği anlamlarda gizlidir. Hepinizin ara ara sığındığı bir barınaktır sessizlik. Bazı günler işinizden sıkıldığınızda gelirsiniz, bazı günler eşinizle tartıştığınızda, bazı akşamlar arkadaşlarınızla gürültülü bir maçın ardında gelirisiniz, bazı geceler çok sevdiğiniz çocuklarınızın sesinden bıkıp gelirsiniz, bazen sadece istersiniz ve gelirsiniz. Sessizlik sizi dinlendirir, çoğu zaman özgürleştirir. Büyük binalarınızda bulunan büyük koltuklarınızda otururken bir dakikalığına kulaklarınızı kapatırsınız ve eliniz kulaklarınıza kavuşur kavuşmaz içinde bulunduğunuz binadan çok uzakta belki bir teknede belki özlemine dayanamadığınız sevgilinizin yanında belki de bir gökyüzünde bulursunuz kendinizi. Halbuki sizin için bir liman olan bu sessizlik bazılarımız için koca bir okyanustur. Bir gemi değildir, asla bir liman bulamaz sizler gibi. Göl değildir, nehir değildir ki aksın, hiç olmadık bir anda taşsın, önüne gelen kalpleri kırıp atsın, parçalasın. Deniz de değildir kavuşsun okyanusuna… Sessizlik okyanustur bizim için ne bir kara parçası sarabilir etrafını, koruyabilir ne de başka bir deniz kabul eder göz pınarlarımızı. Neresinden bakarsan bak uçsuz bucaksızdır, çok sessiz ama huzurlu değil. Dostlarım, beynimi kemiren düşünceler var, hiç birinizin duymadığı haykırışlarım, her gün geçtiğiniz boğazımda duymak istemediğiniz dalga seslerim. Sessizlik sizin limanınız benim ise elimde olan tek gerçeğim, yolculuğumu tamamlamak zorunda olduğum gerçek. Duymaktan bıktığınız telefon sesleri, trafikte sinirlerinizi bozan korna sesi, sokakta kavga edip birbirlerine edepsizce küfür eden insanların ettiği küfürler sizin için gürültüden ibarettir. Ben bu sesleri sizler gibi duymak hatta sokakta kavga eden insanlara katılıp bir kerede bizzat hayatın amına koymak, sevdiğim insanlara sevgi sözcükleri sıralayabilmek için tekrar bu dünyaya gelmeyi bile göze alabilirim. Karga sesli deyimini kullanırken bunun sebebini hissedebilmek büyük bir ayrıcalık. Siz Mozart, Beethoven ya da başka bir bestecinin günlerini ve hatta aylarını harcadıkları eserlerini dinlerken büyük bir küstahlık içinde uykuya dalabiliyorsunuz. Ben ise bu lükse karşı duyarsız ve anlamsız bir tavırda kalmak zorundayım. Sizlerin yorulmamak için yaptığınız el ve yüz hareketleriniz benim sevdiğim insanlara seni seviyorum demek için kullandığım tek iletişim yolum. Kafanızın içinde beyninizi kemiren düşüncelerinizi insanlara anlatmadan kaç gün dayanabilirsiniz. Düşlediğiniz herkese haykırabilirken benim suskunluğumu nasıl anlayabilirsiniz? Küçük bir çocukken gece yarısı kan ter içinde uyandığınız korkunç bir rüya sonucunda kaçınız “anne” diye bağırmayacak kadar cesursunuz? Elbette hayat herkese eşit ama size biraz daha eşit değil mi? Siz hayat yolculuğunuzda şikayetlerinizle birlikte gürültülü bir ekspresle yolculuk ederken benim yolculuk ettiğim çıkmaz düşler ekspresidir.

Şimdi yolculuğumun molasındayım, bu ıssızda sevdiğim kadın bana sarılırken… Tren raylarının ortasında yağmur bedenimizdeki günahlarımızı usulca temizlerken hayat yolcuğumuza son vermeyi düşünüyorum. Suç sizde değil, suç uzakta ışıklarını zor seçtiğim tren de ya da yaklaşan ölümde değil. Suç beni dünyaya getiren babam ve annemde değil, onlara yardım eden doktorda da değil. Suç kader de değil. Aslına bakarsanız bir suç olup olmadığında bile emin değilim. Bu basit bir matematik hatası… Matematikten nefret ederim ama en mantıklı açıklama da bu olmalı. Sizin treninizde yer kalmadı ve benim biletim çıkmaz düşler ekspresine kesildi. Hayatlarımız yaklaşan treninizle birlikte birkaç saniyeliğine kesişecek ve bir daha beni görmeyeceksiniz. Tabi ki O’nu da…

 

Devam Edecek…

 

İlker GÜVEN

Posted in Çıkmaz Düşler Expresi, Hikayeler, Yazı Dizisi and tagged , , , , , .

One Comment

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.

Güvenlik Sorusu *

Şu HTML etiketlerini ve özelliklerini kullanabilirsiniz: <a href="" title=""> <abbr title=""> <acronym title=""> <b> <blockquote cite=""> <cite> <code> <del datetime=""> <em> <i> <q cite=""> <strike> <strong>