Çıkmaz Düşler Expresi – Bölüm 2

 Bölüm 2: Ve işte.. Geliyorum!

Ama bu kavuşma ve aynı zamanda bu ayrılık için sizin ekspresinizi beklememiz gerekecek. Beklemeyi hiç sevemedim. Bekletmeyi de sevdiğim söylenemez. Anne ve babamın aylardır beni hazırladığı bu yolculuğa hiç beklemedikleri bir anda başlama kararı aldım. Pişman olduğum tek karardı bu. Tam anlamıyla benim kararım olduğunu da söyleyemeyiz. Çünkü birçok insana göre kısa ama benim için uzun sürecek zor yolculuğa çıkma kararı bana sorulmadı hiçbir zaman. İlahi kudret ”ol” dedi. Ol emri geldikten sonra benim yapabileceğim pek bir şey kalmadı. Gecenin bir vakti annemi uyandırdım. Bin bir türlü hazırlık ile geçen dokuz ayın sonunda çıkmaz düşler ekspresi artık yolculuk için hazırdı ve tek yolcusunu bekliyordu. Bekliyordu beklemesine ama sanırım annem benim geleceğime pek inanmıyordu. Sanki yeni haberdar olduğu bu yolcunun ısrarlarına daha fazla dayanamayıp yatağında kıvranmaya başladı. Babam annemin kıvranışları ve inlemeleri sonunda göz kapağının birini aralayıp anneme baktı ve acısını görür görmez göz kapaklarında asılı duran ufak veletleri elinin tersiyle bertaraf etti. Ardından olduğu yerde oturdu ve boş bakışlarını annemin üzerine dikerek olanları anlamaya çalıştı. Tabi ki olanları anlaması için biraz kopya alması gerekiyordu.

– Canan, hayatım iyi misin?

Ve annem babamı sorduğuna pişman eden o hareketi yaptı. Biraz doğruldu ve karnını sağ eline emanet ettikten sonra sol eliyle yatağın sağında oturur durumda duran babamın kolunu yakaladı. Ölümün kenarında hayata tutunmaya çalışan bir el gibi sıktı babamın kolunu, var gücüyle. Akciğerlerine doldurduğu nefes anca vurabildi ses tellerine, dudakları fısıldadı sadece,

– Geliyor, diye.

Babam kolunun acısına odaklandığından anlamadı bu fısıltıyı. Neydi bu gecenin yarısında uykunun en güzel yerinde. Ne demek geliyor, ne geliyordu? Muhafaza ettiği az bir uykusunu da annemin güçlü elinin acısıyla kaybetti.

– Ne geliyor, dedi acıyla.

Annen babamın koluna tırnak kalıbını bırakmıştı bile. Biraz doğruldu yatakta ve dişlerini sıktı. Ağzına bir beton paçası koysanız emin olun un ufak olmuştu. Babama doğru hamle yaptı ve bir öncekinden biraz daha kısık bir sesle söyledi.

– Bebek!

Bebek evet, bugün tam dokuz ay ve on gün önce yaptığınız hatanın sonucu uykunuzun içine etti. Sadece uykunuzun değil gecenizin, gecelerinizin ve gündüzlerinizin de içine edecek hiç merak etmeyin.

Babam annemin hamile olduğundan haberi yokmuş gibi ayağa fırladı. Böylece ilk panik atağı da görmüş oldum. Sanıyorum birkaç saniye içinde odayı yeterince tavaf ettiğine kanaat getirdi ki annemin yanında dizlerinin üstüne çöküp filmlerden gördüğü kadarıyla bilinçsiz olarak anneme yardım etmeye çalıştı.

– Nefes al, derin derin nefes al…

Sıcak Ağustos gecesinin de etkisiyle nemli olan havada kendini kaybedip odada ayak basılmadık yer bırakmayan babam boncuk boncuk terlemeye başlamıştı. Annem ise babamı göremez durumda kasılmaları şiddetlenmiş ve artık sesi evimizin duvarlarını aşıyordu. Modern görünümlü yaşlı binamızın ince duvarları arasında kaybolan ses komşularımızın odalarında tekrar vücut bulduktan sonra hakimiyetlerini sağlayıp ezici bir üstünlük ile onları uykularından kaldırmaya yetiyordu. Babam çaresiz, defalarca oturup doğum anında yapacaklarının planını yapan babam çaresiz… Araba anahtarları komodinin üstünde, doğum çantası hazır ve yatak odasının kapısının dibinde yerini almış durumda, pantolon gömlek ve bilumum dış giyim ürünü ise yatak odasındaki koltukta yerini almış durumda ama babamın aklı ofsayta düştü. Kafasındaki tek düşünce annemin sakin olması ve telaş yapmamasıydı. Sürekli telkinlerini sıralıyor fakat kendi bir türlü sakinleşemiyordu.

– Sakin ol hayatım, sakin derin derin nefes al…

 

Devam Edecek….

 

İlker GÜVEN

Posted in Çıkmaz Düşler Expresi, Hikayeler, Yazı Dizisi and tagged , , , , , , , , .

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.

Güvenlik Sorusu *

Şu HTML etiketlerini ve özelliklerini kullanabilirsiniz: <a href="" title=""> <abbr title=""> <acronym title=""> <b> <blockquote cite=""> <cite> <code> <del datetime=""> <em> <i> <q cite=""> <strike> <strong>