Çıkmaz Düşler Expresi – Bölüm 3

Bölüm 3: Sonra… Sonra gözlerinizi açarsınız an bitmiştir, bıraktığınız kaos tekrar içine çeker sizi…. Bu kainatın sizi seviyorum deme şeklidir.

Sadece söylemiyor birde üstüne kendi dediklerini kendi yapıyordu. Annemin beni doğurmak gibi önemli bir işi olmasaydı normal bir zamanda bu hareketler karşısında eminim erken doğum yapardı. Serileşen nefes alışlarının arasında babamın ofsayttan çıkaracak kelimeleri seslendirdi.

– Çanta, diye bağırdı ilk etapta. Çantayı al gidelim.

Babam birden kafasında şimşekler çakmış gibi doğruldu. Kafasını sağa sola çevirip tekrar yatak odasının altını üstüne getirmeye başladı. Kendi elleriyle koyduğu, kapının yanında duran çantayı koltuğun arkasında, gardırobun üstünde ve yatağın altında aramaya başladı. Bu gidişle evde doğum yapacağını anlayan annem sol elini ağır ağır cansız bir şekilde kaldırdı ve kapının yanında duran çantayı işaret etti. Babamın o an çantayı kapıp annemi kaldırışına yetişemedim. Kartal gökyüzünde saatlerce ısınma turu attıktan sonra bir an görüş alanına giren avını ne kadar hızlı bir şekilde dalıp yakalıyorsa babam bu çantayı aynı hızda koluna taktı. Annemin gecenin bir vakti yaptığı bu sürpriz senfoni sonucu uyanan komşularımızdan Ferit Bey’de kapımızı aşındırmaya başlamıştı. Babam bir kolunda çanta bir kolunda annem ile ayağının ucuyla yatak odasının kapısını açtı. Birlikte ufak ve seri adımlarla kapıya doğru ilerlediler. Annem benim derdime, babamda annemin derdine kapıyı duymadılar. Açtıklarında onları bir çift meraklı göz karşıladı. Ferit Bey’de aynı şaşkınlıkla kan ter içinde kalmış babama ve anneme baktı. İki çocuk babası olmanın verdiği tecrübeler sayesinde şaşkınlığını saniyeler içinde üzerinden attı ve hala olayların heyecanında olan babamın kolundan annemi aldı. Alır almazda boşa çıkan babama emirlerini sıraladı.

– Vedat arabanın anahtarlarını aldın mı? Kimliklerinizi, paranızı unutmayın evde. Hadi hadi çabuk.

Babam eli ayağı boşalmış Ferit Bey’e cevap veremedi. Sadece başını sallamakla yetindi. Ferit Bey’in eşi Nilgün Hanım ve annemin apartman merdivenlerinde yakaladığı akustikle birlikte daha da güçlenen senfonisine kayıtsız kalamayan diğer bina sakinleri de merdivenlerdeki yerlerini aldılar. Ferit Bey annemin merdivenlerden inmesine dikkatlice yardım etti, babamda elinde doğum çantası ile onları izledi. Geriye kalan hayatımda çok sık görmediğim bir sahneydi bu, nasıl oluyor da bu kadar acele ediliyor ve yine nasıl oluyor da bu kadar yavaş hareket ediliyordu. Kaplumbağa hızıyla inilen merdivenlerin ardından açılan kapı ve işte.. Bu hayatta sevdiğim tek şey. Yani annemden sonra, aslına bakarsanız müzikten hemen sonra geliyor. Müzik annem ve O’ndan sonra…

Ağustos gecelerini hep çok sevmişimdir. Havada asla bulut olmaz yıldızlar yılın her zamanı olduğundan çok daha parlaktır. Sadece şehrin ışıklarından görebildikleriniz bile şair olmanıza yeter. Birde ufaktan tatlı tatlı esen rüzgar yüzünüzü okşar. Saçlarınız hafifçe dalgalanır kontrolünüzü bir anlığına kaybeder ve üzerinize esen rüzgarı umarsızca ciğerlerinize doldurursunuz. Oksijen damarlarınızda süzülen kana karışır ve vücudunuzu tavaf eder. Sonra… Sonra gözlerinizi açarsınız an bitmiştir, bıraktığınız kaos tekrar içine çeker sizi. Bu tarz duyguları her zaman hissedemezsiniz bu anlar özel anlardır ve her istediğinizde ulaşamazsınız. Hiç beklemediğiniz bir zamanda belki birkaç saniye yok hayır, saliseler içinde olur ve biter. Göz kırpmak gibidir, kalbinizin tek bir atışı. Bu kainatın sizi seviyorum deme şeklidir. Tadı her seferinde damağınızda kalır. Arkanızı döner ve giden rüzgarı tekrar içinize, ruhunuza çekmek istersiniz ama olmaz. An bitmiştir artık kaos sizi bekler.

 

Devam Edecek…

 

İlker GÜVEN

Posted in Çıkmaz Düşler Expresi, Hikayeler, Yazı Dizisi and tagged , , , , , , , .

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.

Güvenlik Sorusu *

Şu HTML etiketlerini ve özelliklerini kullanabilirsiniz: <a href="" title=""> <abbr title=""> <acronym title=""> <b> <blockquote cite=""> <cite> <code> <del datetime=""> <em> <i> <q cite=""> <strike> <strong>