Cennet Parçası – Bölüm 5

- Bu ne şimdi nasıl bir şeyin içine girdim ben, başım nasıl bir belada.

Mergen söylene söylene Nep’i beklemeden Avis’in Patria denilen bölümü çıktı. Burası bir çeşit ofis gibiydi.

– Vayyy be şuraya bak. diye söylendi Mergen.

Nep arkasında hızlı adımlarla Mergen’in yanına geldi.

-Efendim yolu hatırlıyorsunuz, hafızanız canlanıyor. (Ofistekilere dönerek) Arkadaşlar buraya bakın. Mergen evine döndü.

Herkes Mergen’e döndü aralarından bir kaçı kalkıp yanına geldi. Nep Mergen’i Mergen’in ekibiyle tanıştırıyordu.

– Bu Bay W. Kendisi bilişim uzmanıdır. Size bu konuda unuttuklarınızı hatırlatacak olan kişi.Ayrıca kendisi “IT” ekibimizin lideridir.

Bay W kirli sakallı kafasından şapkası eksik olmayan ve kulaklığını sürekli yanında taşıyan biriydi.

W: Merhaba

Mergen: Merhaba.

Nep: Bu Şahin.

Mergen: Sonunda doğru düzgün adı olan biri.

Nep(gülerek): Kendisi Ar-Ge ekibimizin lideridir.

Şahin’inin üzerinde daha çok Arap’ların giydiği türden elbiseler vardı. Bu adamın ilahi bir güdüsü olduğunu söyleyebilirim.

Şahin: Hoş geldiniz.

Mergen: Hoş bulduk.

Nep(başka birini işaret ederek): Bu İsimsiz. Daha doğrusu adını biz bilmiyoruz. Kendisi İstihbarat servisimizin lideridir.

Mergen(elini uzatarak Nep’e sordu): Neden adını bilmiyoruz?

Nep: Kendisine sorun isterseniz efendim.

Mergen: Merhaba İsimsiz… Merhaba….

İsimsiz sadece Mergen’in elini sıkıyordu ve tek kelime etmiyordu.

Nep: Boşuna uğraşmayın efendim anahtarı söylemediğiniz sürece sizinle bile konuşmaz.

Mergen: Anahtar ne peki?

Nep: Sadece siz biliyorsunuz efendim.

Mergen(Kahkaha atarak): İstihbarat almak zor olmalı ha?

Nep: Bize dosya içerisinde gerekli olan tüm bilgiyi veriyor efendim.

İsimsiz tepeden tırnağa siyah giyimli biriydi, sadece gözleri görünüyordu. Cinsiyeti bile tam olarak belli olmuyordu.

Nep: Bu Dante. Kendisi sosyal mühendislikte uzmandır. Size epey yardımı dokunacaktır.

Dante: Merhaba sayın Mergen

Mergen: Sosyal mühendislik nedir?

Dante(naif bir ses tonuyla): Sosyal mühendislik bir sanattır. Sanatların en güzeli, konuşma sanatıdır. Zekanın dile geldiği her kelimenin birer öldürücü silah yada amacınıza giden yolda birer anahtar olduğu bir sanat. Size tüm kapıları açan bir sanat..

Nep(Araya girerek boşluğa doğru seslendi): Kartaga Bay M geldi.

Mergen’in önünde İmothep’e tıpa tıp benzeyen bir görüntü belirdi.Elini Mergen’e uzattı. Mergen birden sıçradı.

Mergen: İmothep sen…

Kartaga: Hayır efendim ben Kartaga. İyonet benim ikizimdir, onu da siz programlamıştınız. Ne yazık ki kendisi bir canidir.

Mergen: Aa ama nasıl olur?

Nep: Efendim bu sizin Mergen’in yüzlerce ürününden sadece biri. Kendisi bir yapay zeka sistemidir. Görüntüsü ise temelde hologramdır fakat kullandığınız nanoteknoloji sayesinde fiziksel olarak temasa geçebiliyor.

Mergen: Ya İmothep?

Nep: Onu da siz kodladınız. Tıpkı Kartaga gibi bir yapay zekadır. Her ikisi de günümüz teknolojisinin geldiği son noktadır. Fuzzy yani bulanık mantıkla kodlanmıştır.

Mergen: Fuzzy mantığı ne hem ben deli miyim neden bir cani yaratıyım?

Nep: Beni şaşırttınız efendim. Bir zamanlar dediğiniz gibi her şey zıttı ile var olur. Fuzzy mantığına gelince….. Continue reading

Cennet Parçası – Bölüm 4

- Tuğ sizi kontrol merkezinde bekliyor. Beni takip edin.

Koridorun sonundan sağa döndüler ve oldukça büyük bir merkeze geldiler. Tuğ;

– Buraya neden geldiğini biliyor musun?

– Hayır

-Kim olduğun hakkında bir fikrin varmı?

– Tabiki bir insan kim olduğunu nasıl unutabilir. Adım Aslan.

-Hayır aslında adınız bu değil.

– Şakamı bu ? Nasıl olur?

– İzin verin açıklayayım. Siz Elçisiniz. Adınız da Mergen. Burada çok büyük bir sistemini liderisiniz aynı zamanda bir dahi…

– (lafını keserek) Lider mi dahi mi? Özür dilerim ama yanlış adam. Bilgisayar kullanmayı bile bilmiyorum nasıl dahi olabilirim. İki gündür başıma gelenleri anlamaya çalışıyorum.

– Efendim siz bir efsanesiniz. Kurduğunuz tüm bu sistemler hepsi sizin zekanızın bir ürünü. Siz dünyanın en iyi bilgisayar programcılarından birisiniz ve üstelik bu yeteneklerinizin yanında hiçbir şey ifade etmiyor. Daha önce hiç kimsenin giremediği sistemlere defalarca güncellenmesine rağmen her seferinde girmeyi başardınız.

– Dur bir dakika.(alaycı bir gülümsemeyle) Benden mi bahsediyorsun?

– Efendim hatırlamamanız çok normal. Yaklaşık 3 ay önce hafızanız silindi ve telkin görsel materyaller ve filmler vasıtasıyla yeni geleceğiniz yazıldı. Yani sandığınız gibi üniversiteden atılmadınız, terk edilmediniz. Ayrıca bu sistemde sizin için sıradan bir şey.

– Yok hayır mümkün değil. Kafayı yemişsiniz siz bırakın beni.

O sırada Escali içeri girdi ve Tuğ konuşmayı bıraktı. Escali;

– Mergen… Senin hafızana değil omuzlarının üzerinde taşıdığın gri hücrelerin sahip olduğu silinemez mantığına ihtiyacımız var. Tüm şu sistemlere bak hepsi senin eserin. Sen bilgisayar mantığını kavrayıp onun gibi hareket edebilen tek insansın. “Cennet Parçası” adı verilen projede sana ait, senin. İlk olarak sana eskiden bildiklerini hatırlatacağız. Tekrar öğreneceksin. Her şeyi hatırladığında Cennet parçasını bulacağız.Amacın onu Kabala ö
tünden korumaktı tabi bu bize söylediğin kim bilir ne planların vardır.

– Peki ya teklifinizi reddedersem.

– O kadar hızlı karar verme. Henüz hafızanı geri getirmek için hiç bir şey yapmadık. Geçmişini hatırlamaya başladığında eminim seveceksin.

– Ya pizzacı çocuk.. Orda olanlar…. Saat kaç?

– Kendini fazla yorma, sorularının hepsine cevap alacaksın. Saat şuan 23:41

– (gülerek) Evden ayrıldığımda gece yarısını geçmişti bu mümkün değil.

Tuğ lafa girerek; Continue reading

Cennet Parçası – Bölüm 3

Uyandığında kendini çöp konteynırının içinde buldu. Etrafında kimse yoktu elinde boş bir içki şişesi vardı. Yavaş yavaş doğruldu ayağını bir kedi yalıyordu birden korktu ve geri geri yürümeye başladı, ayağı takılıp düşünceye kadar. O sırada onu gören çocuk kahkaha atmaya başladı ki az kalsın arabanın altında kalıyordu. Bu seferde Bay M ona gülmeye başladı.

- İlahi adalet.

Ayağa kalktı ve sallana sallana evine gitti. Başı çok kötü ağrıyordu. Koltuğuna oturdu.

- Vay be ne rüyaydı gerçek gibi..(Kendine gülerek) Doktormuş hahah. Bileğim hala ağrıyor.

Bileği acı birden sızlamaya başladı. Dövmeyi fark etti.

-Hass… bu dövme ne şimdi..

Kafası karışmış halde oturduğu yerden fırladı. Düşünmeye vakit bulamadan telefon çaldı. İstemeyerekte olsa telefonu açtı. Telefondaki bayan sesi;

- Sadece dinle! Gece saat tam 12 de kapın çalacak. Gelen kişi sana pizzacı olduğunu söyleyecek. Sen ona “Pizza sevmem.” diyeceksin o da sana “Ama efendim sipariş vermişsiniz.” diyecek. Ona ” Saatin kaç olduğundan haberin var mı?” diyeceksin eğer “Cennet Parçası için zaman geldi.” derse o bizim adamımızdır.. Gerekli bilgiyi sana o verecek.

- Peki ya adamını parolayı bilmez…..

Telefon çoktan kapanmıştı. Olanları gerçek miydi yoksa biri çok pis şaka mı yapıyordu?

- Cennetin Parçası ne, kim çocuğuna İmothep diye isim koyar. Noluyor be? En iyisi bir duş alayım rahatlamam gerekiyor.

<<<<<<<<<<<Saat Gece:12>>>>>>>>>>>

Kapıyı açtı gerçektende karşısında bir pizzacı duruyordu. Aralarındaki konuşma tamda telefonda olduğu gibi gerçekleşti. Pizzacıyı içeri aldı kapıyı kapatıp arkasını döndüğünde Continue reading