<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>İlker GÜVEN &#187; padişah hikayeleri</title>
	<atom:link href="http://www.ilkerguven.com/tag/padisah-hikayeleri/feed" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>http://www.ilkerguven.com</link>
	<description>Bir Garip Blog</description>
	<lastBuildDate>Thu, 29 Dec 2011 19:32:15 +0000</lastBuildDate>
	<language>en</language>
	<sy:updatePeriod>hourly</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>1</sy:updateFrequency>
	<generator>http://wordpress.org/?v=3.2.1</generator>
		<item>
		<title>Padişah ve Hızır (A.S)</title>
		<link>http://www.ilkerguven.com/hayata-dair/padisah-ve-hizir-a-s.html</link>
		<comments>http://www.ilkerguven.com/hayata-dair/padisah-ve-hizir-a-s.html#comments</comments>
		<pubDate>Sat, 06 Mar 2010 17:44:54 +0000</pubDate>
		<dc:creator>İlker Güven</dc:creator>
				<category><![CDATA[Hayata Dair]]></category>
		<category><![CDATA[osmanlı hikayeleri]]></category>
		<category><![CDATA[osmanlı padişah hikayeleri]]></category>
		<category><![CDATA[osmanlı padişahları]]></category>
		<category><![CDATA[padişah hikayeleri]]></category>
		<category><![CDATA[Padişah ve Hızır (A.S)]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.ilkerguven.com/?p=458</guid>
		<description><![CDATA[// Padişah ve Hızır (A.S) Evvel zaman içinde, Osmanlı döneminde bir padişah hızırı görmek istiyormuş, bunun için çok düşünmüş ve aklına bir plan gelmiş, hiç vakit kaybetmeden uygulamaya geçmiş ve hikaye başlamış. Bir padişah Hızır’ı görmek istiyordu. Bir gün bunun için tellallar çağırttı “Kim bana Hızır’ı gösterirse onu armağanlara boğacağım” dedi Birçok oğlu uşağı olan [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><p><script type="text/javascript">// <![CDATA[
 google_ad_client = "pub-1947025698569641"; /* ilker */ google_ad_slot = "6201718580"; google_ad_width = 468; google_ad_height = 60;
// ]]&gt;</script>
<script src="http://pagead2.googlesyndication.com/pagead/show_ads.js" type="text/javascript"></script></p></p><p><strong>Padişah ve Hızır (A.S)</strong></p>
<p>Evvel zaman içinde,  Osmanlı döneminde bir padişah hızırı görmek istiyormuş, bunun için çok  düşünmüş ve aklına bir plan gelmiş, hiç vakit kaybetmeden uygulamaya  geçmiş ve hikaye başlamış.</p>
<p>Bir padişah Hızır’ı görmek istiyordu.  Bir gün bunun için tellallar çağırttı “Kim bana Hızır’ı gösterirse onu  armağanlara boğacağım” dedi Birçok oğlu uşağı olan fakir bir adam bu işe  talip oldu Karısına dedi ki: “Hanım ben padişaha Hızır’ı bulacağımı  söyleyip ondan kırk gün müsade alacağım Bu kırk gün için padişahtan size  ömrünüz boyunca yetecek yiyecek, içecek ve para alırım.</p>
<p>Kırk  günün sonunda Hızır’ı bulamayacağım için benim kelle gider, ama siz  rahat olursunuz”<br />
Adamın karısı kanaatkar biriydi “Efendi biz nasıl  olsa alıştık böyle kıt kanaat geçinmeye Bundan sonra da idare ederiz  Vazgeç bu tehlikeli işten” dedi Ama adam kafaya koymuştu Padişaha gidip  Hızır’ı bulacağını söyledi Bunun için kırk gün izin istedi Hızır’ı  bulmak için koşuşturacağı kırk gün zarfında ailesinin geçimi için  sarayın ambarından tonlarca yiyecek, içecek ve nakit para aldı Bunları  evine teslim edip kırk gün ortalıktan kayboldu Kırk günün bitiminde  padişahın huzuruna çıkıp herşeyi itiraf etti: ‘Benim aslında Hızır’ı  falan bulacağım yoktu Ailece sıkıntı çekiyorduk Hızır’ı bulacağım diye  sizden dünyalık almak istedim” dedi Padişah buna çok kızdı: “Padişahı  kandırmanın cezasını hayatınla ödeyeceğini hiç düşünmedin mi?” diye  bağırdı Adam da her şeyi göze aldığını söyledi Bunun üzerine padişah  yanında bulunan üç veziriyle görüş alış verişinde bulundu Birinci vezire  sordu:<br />
<span id="more-458"></span>- Padişahı kandıran bu adama ne ceza verelim?<br />
- Efendimiz,  bu adamın boğazını keselim, etini parçalayıp çengellere asalım<br />
Bu  sırada peyda olan, nurani, ak sakallı bir ihtiyar I vezirin sözleri  üzerine söyle dedi: Küllü şeyin yerciu ila asıhı”<br />
Padişah ikinci  vezirine sordu:<br />
- Bu adama ne ceza verelim?<br />
- Hükümdarım bu adamın  derisini yüzüp içine saman dolduralım<br />
Biraz önce ansızın ortaya  çıkan ihtiyar yine “Küllü şeyin yerciu ila aslını” dedi<br />
Padişah  üçüncü vezire sordu:<br />
- Ey vezirim sen ne dersin, beni kandıran bu  adama ne ceza verelim?<br />
- Padişahım bana göre, bu adamı affedin Size  yakışan, sizden beklenen budur Bu adam önemli bir suç isledi ama  sanıldığı kadar da kötü biri değil Çünkü çoluk çocuğunun rahatı için  kendini feda edebilecek kadar da iyi yürekli<br />
Nurani ihtiyar yine söze  karıştı: “Küllü şeyin yerciu ila asıhı”<br />
Bu defa padişah o yaşlı zata  yöneldi:<br />
- Sen kimsin? İkide bir tekrarladığın o laf ne demektir?<br />
ihtiyar  cevap verdi:<br />
- Senin birinci vezirinin babası kasaptı Onun için  kesmekten, etini çengellere asmaktan bah setti Yani aslını gösterdi  İkinci vezirin babası yorgancı idi Yorgan yastık, yatak yüzlerine yün,  pamuk vb doldururdu O da babasına çekti<br />
Üçüncü vezirin ise babası da  vezirdi O da soyuna çekti, büyüklüğünü gösterdi Benim söylediğim söz  “Herkes aslına çeker” demektir Vezir istersen (üçüncü veziri göstererek)  işte vezir, Hızır istersen (kendini göstererek) işte Hızır, bu adamı  mahcup etmemek için sana göründüm, dedi ve kayboldu.</p>
<div id="crp_related"><h3>Bu Konularada Bakabilirsin:</br></h3><ul><li><a href="http://www.ilkerguven.com/hayata-dair/derici-ve-padisah.html" rel="bookmark" class="crp_title">Derici ve Padişah</a></li><li><a href="http://www.ilkerguven.com/hayata-dair/canlandirilan-padisah.html" rel="bookmark" class="crp_title">Canlandırılan Padişah</a></li><li><a href="http://www.ilkerguven.com/hayata-dair/padisahin-isi-ne.html" rel="bookmark" class="crp_title">Padişahın İşi Ne ?</a></li><li><a href="http://www.ilkerguven.com/eglence/kralin-zor-anlari.html" rel="bookmark" class="crp_title">Kralın Zor Anları</a></li><li><a href="http://www.ilkerguven.com/eglence/ford-minubusu-bilirmisin.html" rel="bookmark" class="crp_title">Ford Minubüsü Bilirmisin?</a></li></ul></div>]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.ilkerguven.com/hayata-dair/padisah-ve-hizir-a-s.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Derici ve Padişah</title>
		<link>http://www.ilkerguven.com/hayata-dair/derici-ve-padisah.html</link>
		<comments>http://www.ilkerguven.com/hayata-dair/derici-ve-padisah.html#comments</comments>
		<pubDate>Tue, 02 Mar 2010 20:02:46 +0000</pubDate>
		<dc:creator>İlker Güven</dc:creator>
				<category><![CDATA[Hayata Dair]]></category>
		<category><![CDATA[Derici ve Padişah]]></category>
		<category><![CDATA[osmanlı hikayeleri]]></category>
		<category><![CDATA[osmanlı padişah hikayeleri]]></category>
		<category><![CDATA[osmanlı padişahları]]></category>
		<category><![CDATA[padişah hikayeleri]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.ilkerguven.com/?p=449</guid>
		<description><![CDATA[Derici ve Padişah Çok soğuk bir kış günü padişah, tebdilli kıyafet gezmeye karar vermiş.Yanına baş vezirini alıp yola çıkmış. Bir dere kenarında çalışan yaşlı bir adam görmüşler. Adam elindeki derileri suya sokup, döverek tabaklıyormuş. Padişah, ihtiyarı selamlamış. &#8221; Selamünaleyküm ey piri fani&#8230;&#8221; &#8221; Aleykümselam ey serdar’i cihan&#8230; &#8221; Padişah sormuş. &#8221; Altılarda ne yaptın ?&#8221; [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><strong>Derici ve Padişah</strong></p>
<p>Çok soğuk bir kış günü  padişah, tebdilli kıyafet gezmeye karar vermiş.Yanına baş vezirini alıp  yola çıkmış. Bir dere kenarında çalışan yaşlı bir adam görmüşler.<br />
Adam  elindeki derileri suya sokup, döverek tabaklıyormuş.<br />
Padişah,  ihtiyarı selamlamış.</p>
<p>&#8221; Selamünaleyküm ey piri fani&#8230;&#8221;</p>
<p>&#8221;  Aleykümselam ey serdar’i cihan&#8230;</p>
<p>&#8221; Padişah sormuş.</p>
<p>&#8221;  Altılarda ne yaptın ?&#8221;</p>
<p>&#8221; Altıya altı katmayınca, otuz ikiye  yetmiyor&#8230;</p>
<p>&#8221; Padişah gene sormuş.</p>
<p>&#8221; Geceleri kalkmadın mi  ?&#8221;</p>
<p>&#8221; Kalktık. Lakin, ellere yaradı.</p>
<p>&#8221; Padişah gülmüş.</p>
<p>&#8221;  Bir kaz göndersem yolar mısın ?&#8221;</p>
<p>&#8221; Hem de cıyaklatmadan&#8230;&#8221;</p>
<p>Padişahla  baş vezir adamın yanından ayrılıp yola koyulmuşlar.<br />
Padişah baş  vezire dönmüş.</p>
<p>&#8221; Ne konuştuğumuzu anladın mı ?&#8221;</p>
<p>&#8221; Hayır  padişahım&#8230;&#8221; Padişah sinirlenmiş.</p>
<p>&#8221; Bu akşama kadar ne  konuştuğumuzu anlamazsan kelleni alırım.<br />
<span id="more-449"></span><br />
&#8221; Korkuya kapılan baş  vezir, padişahı saraya bıraktıktan sonra telaşla dere kenarına dönmüş.  Bakmış adam hala orada çalışıyor.</p>
<p>&#8221; Ne konuştunuz siz  padişahla&#8230;</p>
<p>&#8221; Adam, baş veziri şöyle bir süzmüş.</p>
<p>&#8221; Kusura  bakma. Bedava söyleyemem. Ver bir yüz altın söyleyeyim.&#8221;</p>
<p>Baş  vezir, yüz altın vermiş.</p>
<p>&#8221; Sen padişahı, serdar’i cihan, diye  selamladın. Nasıl anladın padişah olduğunu?&#8221;</p>
<p>&#8221; Ben dericiyim.  Onun sırtındaki kürkü padişahtan başkası giyemezdi.&#8221;<br />
Vezir kafasını  kaşımış.</p>
<p>&#8221; Peki, altılara altı katmayınca, otuz ikiye yetmiyor ne  demek.&#8221;<br />
Adam, bu soruya cevap vermek için de bir yüz altın daha  almış.</p>
<p>&#8221; Padişah, altı aylık yaz döneminde çalışmadın mı ki, kış  günü çalışıyorsun, diye sordu. Ben de, yalnızca altı ay yaz değil, altı  ay da kış çalışmazsak, yemek bulamıyoruz dedim.</p>
<p>&#8221; Vezir bir soru  daha sormuş&#8230;</p>
<p>&#8221; Geceleri kalkmadın mı ne demek ?</p>
<p>&#8220;Adam  bir yüz altın daha almış.</p>
<p>&#8221; Çocukların yok mu diye sordu.<br />
Var,  ama hepsi kız. Evlendiler, başkasına yaradılar, dedim.</p>
<p>&#8221; Vezir  gene kafasını sallamış.</p>
<p>&#8221; Bir de kaz gönderirsem dedi, o ne  demek&#8230;</p>
<p>&#8221; Adam gülmüş.</p>
<p>&#8221; Onu da sen bul&#8230;&#8221;</p>
<div id="crp_related"><h3>Bu Konularada Bakabilirsin:</br></h3><ul><li><a href="http://www.ilkerguven.com/hayata-dair/padisah-ve-hizir-a-s.html" rel="bookmark" class="crp_title">Padişah ve Hızır (A.S)</a></li><li><a href="http://www.ilkerguven.com/eglence/kralin-zor-anlari.html" rel="bookmark" class="crp_title">Kralın Zor Anları</a></li><li><a href="http://www.ilkerguven.com/hayata-dair/padisahin-isi-ne.html" rel="bookmark" class="crp_title">Padişahın İşi Ne ?</a></li><li><a href="http://www.ilkerguven.com/elektronik/sagirmisin.html" rel="bookmark" class="crp_title">Sağırmısın?</a></li><li><a href="http://www.ilkerguven.com/eglence/trafik-kazasi.html" rel="bookmark" class="crp_title">Trafik Kazası</a></li></ul></div>]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.ilkerguven.com/hayata-dair/derici-ve-padisah.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Herkez Yediğinden&#8230;</title>
		<link>http://www.ilkerguven.com/hayata-dair/herkez-yediginden.html</link>
		<comments>http://www.ilkerguven.com/hayata-dair/herkez-yediginden.html#comments</comments>
		<pubDate>Mon, 01 Mar 2010 15:23:33 +0000</pubDate>
		<dc:creator>İlker Güven</dc:creator>
				<category><![CDATA[Hayata Dair]]></category>
		<category><![CDATA[osmanlı hikayeleri]]></category>
		<category><![CDATA[osmanlı padişah hikayeleri]]></category>
		<category><![CDATA[osmanlı padişahları]]></category>
		<category><![CDATA[padişah hikayeleri]]></category>
		<category><![CDATA[yazuv sultan selim hikayesi]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.ilkerguven.com/?p=442</guid>
		<description><![CDATA[Yavuz Sultan Selim zamanında, İran şahı kıymetli mücevherlerle süslü bir sandık hediye gönderiyor Sultan Selim’e. Sandık açılıyor. İçinden çeşit çeşit değerli taşlar, kıymetli atlas, kadife kumaşlar çıkıyor. Fakat bir de pis bir koku yayılıyor. Dehşet bir koku, herkes burnunu tıkıyor. Neyse en alttaki bohçadan insan pisliği çıkıyor. Yani Osmanlıya acayip bir hakaret! Cihan padişahı emir [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Yavuz Sultan Selim zamanında, İran şahı kıymetli mücevherlerle süslü bir  sandık hediye gönderiyor Sultan Selim’e.</p>
<p>Sandık açılıyor.  İçinden çeşit çeşit değerli taşlar, kıymetli atlas, kadife kumaşlar  çıkıyor. Fakat bir de pis bir koku yayılıyor.<br />
Dehşet bir koku, herkes  burnunu tıkıyor.<br />
Neyse en alttaki bohçadan insan pisliği çıkıyor.<br />
Yani  Osmanlıya acayip bir hakaret!</p>
<p>Cihan padişahı emir veriyor,<br />
“Herkes  düşünsün, buna ince bir şekilde cevap vermeliyiz”<br />
Ve cihan padişahı  yine çözümü kendisi buluyor.</p>
<p>Aynı şekilde değerli mücevher ve  kumaşlarla süslü bir sandık hazırlatıyor.<br />
İçine o zamanın Osmanlı  İstanbul’unda imal edilen gül kokulu en nadide lokumlardan bir kutu  hazırlatıyor, en altına da küçük bir pusula ve bir satır yazı  gönderiyor.</p>
<p>Şah sandığı açıyor. Açtıkça güzel bir koku ve en  altta bir kutu lokum.<br />
Anlam veremiyorlar tabii. Bizim elçi yiyor  önce, sonra oradakilere ikram ediyor.<br />
Kutunun içindeki pusulayı Şah  okuyor:</p>
<p>“Herkes yediğinden ikram eder” !<!-- Signature --></p>
<div id="crp_related"><h3>Bu Konularada Bakabilirsin:</br></h3><ul><li><a href="http://www.ilkerguven.com/hayata-dair/derici-ve-padisah.html" rel="bookmark" class="crp_title">Derici ve Padişah</a></li><li><a href="http://www.ilkerguven.com/hayata-dair/padisah-ve-hizir-a-s.html" rel="bookmark" class="crp_title">Padişah ve Hızır (A.S)</a></li><li><a href="http://www.ilkerguven.com/eglence/askerde-intikam.html" rel="bookmark" class="crp_title">Askerde İntikam</a></li><li><a href="http://www.ilkerguven.com/hayata-dair/fatih%e2%80%99in-son-seferi.html" rel="bookmark" class="crp_title">Fatih’in Son Seferi</a></li><li><a href="http://www.ilkerguven.com/hayata-dair/seni-oyle-bi-doverim-ki.html" rel="bookmark" class="crp_title">Seni Öyle Bi Döverim Ki&#8230;</a></li></ul></div>]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.ilkerguven.com/hayata-dair/herkez-yediginden.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>1</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Canlandırılan Padişah</title>
		<link>http://www.ilkerguven.com/hayata-dair/canlandirilan-padisah.html</link>
		<comments>http://www.ilkerguven.com/hayata-dair/canlandirilan-padisah.html#comments</comments>
		<pubDate>Sun, 21 Feb 2010 14:20:29 +0000</pubDate>
		<dc:creator>İlker Güven</dc:creator>
				<category><![CDATA[Hayata Dair]]></category>
		<category><![CDATA[Canlandırılan Padişah]]></category>
		<category><![CDATA[ÖLÜSÜ CANLANDIRILAN PADİŞAH]]></category>
		<category><![CDATA[osmanlı hikayeleri]]></category>
		<category><![CDATA[osmanlı padişah hikayeleri]]></category>
		<category><![CDATA[padişah hikayeleri]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.ilkerguven.com/?p=418</guid>
		<description><![CDATA[Çilekeş Osmanlı hükümdarı Çelebi Mehmet, babası Yıldırım Bayezid’in vefatından sonra, önce Amasyada hükümdarlığını ilan etmişti. Ona karşı savaş veren kardeşleri İsa Çelebi ve Musa Çelebi de sonunda mağlup olup idam edilmişlerdi. İşte bundan sonra Çelebi Mehmet Muhtasar Osmanlı Devleti’nin yeni hükümdarı olarak Edirne’de saltanat kurmuştur (Temmuz 1413). Onbir yıl süren ve şehzade kavgalarıyla geçen &#8220;Fetret [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Çilekeş Osmanlı hükümdarı Çelebi Mehmet, babası  Yıldırım Bayezid’in vefatından sonra, önce Amasyada hükümdarlığını ilan  etmişti. Ona karşı savaş veren kardeşleri İsa Çelebi ve Musa Çelebi de  sonunda mağlup olup idam edilmişlerdi. İşte bundan sonra Çelebi Mehmet  Muhtasar Osmanlı Devleti’nin yeni hükümdarı olarak Edirne’de saltanat  kurmuştur (<strong>Temmuz</strong> <strong>1413</strong>).</p>
<p>Onbir yıl süren ve şehzade kavgalarıyla geçen &#8220;Fetret  Devri&#8221; bu suretle kapanmıştır. Çelebi Mehmed bütün gücüyle Osmanlı  Devleti’ni toparlayıp güçlendirme gayretine girmiştir. Çelebi Mehmet son  günlerinde Edirne civarında avlanırken, önüne çıkan bir domuza mızrak  attığı sırada, vücudunda nüzul (felç) inerek attan düştü. Hasta  yatağında vezirlerini çağırıp talimat verdi:</p>
<p><span id="more-418"></span></p>
<p>&#8220;Tez  ulu oğlum Murad’ı getirin. Ben artık yataktan kurtulamam. Murad  gelmeden ben ölürüm. Memleket birbirine girer. Tedarik edin, benim  vefatım duyulmasın.&#8221; dedi.</p>
<p>Henüz on yedi  yaşındaki büyük oğlu Şehzade Murat, o sırada Amasya sancak beyi idi. Ona  haber salındığında, Sultan Mehmet birkaç gün içinde vefat etti (<strong>Mayıs  1421</strong>).</p>
<p>Şehzade Murat gelinceye kadar,  padişahın ölümü 41 gün herkesten saklandı. Olaydan ancak birkaç kişinin  haberi vardı. İç organları çıkartılarak ilaçlanan cenaze, elbisesi  içerisinde sarayın penceresi önüne loş bir yere yerleştirildi. Arkasına  adam konulup, elleri hareket ettirilerek, önünden geçen askerlere  canlısı gibi gösterildi. Böylece kargaşa çıkması önlendi.</p>
<div id="crp_related"><h3>Bu Konularada Bakabilirsin:</br></h3><ul><li><a href="http://www.ilkerguven.com/eglence/mehmet-ile-handan.html" rel="bookmark" class="crp_title">Mehmet ile Handan</a></li><li><a href="http://www.ilkerguven.com/hayata-dair/padisah-ve-hizir-a-s.html" rel="bookmark" class="crp_title">Padişah ve Hızır (A.S)</a></li><li><a href="http://www.ilkerguven.com/hayata-dair/seni-oyle-bi-doverim-ki.html" rel="bookmark" class="crp_title">Seni Öyle Bi Döverim Ki&#8230;</a></li><li><a href="http://www.ilkerguven.com/eglence/unlulerden-hazir-cevaplar.html" rel="bookmark" class="crp_title">Ünlülerden Hazır Cevaplar</a></li><li><a href="http://www.ilkerguven.com/hayata-dair/fatih%e2%80%99in-son-seferi.html" rel="bookmark" class="crp_title">Fatih’in Son Seferi</a></li></ul></div>]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.ilkerguven.com/hayata-dair/canlandirilan-padisah.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Padişahın İşi Ne ?</title>
		<link>http://www.ilkerguven.com/hayata-dair/padisahin-isi-ne.html</link>
		<comments>http://www.ilkerguven.com/hayata-dair/padisahin-isi-ne.html#comments</comments>
		<pubDate>Fri, 19 Feb 2010 17:57:01 +0000</pubDate>
		<dc:creator>İlker Güven</dc:creator>
				<category><![CDATA[Hayata Dair]]></category>
		<category><![CDATA[osmanlı hikayeleri]]></category>
		<category><![CDATA[osmanlı padişah hikayeleri]]></category>
		<category><![CDATA[osmanlı padişahları]]></category>
		<category><![CDATA[padişah hikayeleri]]></category>
		<category><![CDATA[Padişahın İşi Ne]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.ilkerguven.com/?p=410</guid>
		<description><![CDATA[Sultan Murad Han o gün bir hoş&#8221;tur. Telaşeli görünür. Sanki bir şeyler söylemek ister sonra vazgeçer. Neşeli deseniz değil, üzüntülü deseniz hiç değil. Veziriazam Siyavuş Paşa sorar: - Hayrola efendim, canınızı sıkan bir şey mi var? &#8211; Akşam garip bir rüya gördüm. - Hayırdır inşAllah?.. &#8211; Hayır mı şer mi öğreneceğiz. - Nasıl yani? &#8211; [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Sultan Murad Han o gün bir hoş&#8221;tur. Telaşeli görünür. Sanki bir şeyler  söylemek ister sonra vazgeçer. Neşeli deseniz değil, üzüntülü deseniz  hiç değil.<br />
Veziriazam Siyavuş Paşa sorar:<br />
- Hayrola efendim,  canınızı sıkan bir şey mi var?<br />
&#8211; Akşam garip bir rüya gördüm.<br />
-  Hayırdır inşAllah?..<br />
&#8211; Hayır mı şer mi öğreneceğiz.<br />
- Nasıl  yani?<br />
&#8211; Hazırlan, dışarı çıkıyoruz.<br />
Ve iki molla kılığında  çıkarlar yola. Görünen o ki, padişah hâlâ gördügü rüyanın tesirindedir  ve gideceği yeri iyi bilir. Seri, kararlı adımlarla Beyazıt’a çıkar,  döner Vefa’ya, Zeyrek’ten aşağılara sallanır. Unkapanı civarında  soluklanır. Etrafına daha birdikkatle bakınır. İşte tam o sırada yerde  yatan bir ceset gözlerine batar, sorarlar;<br />
&#8211; Kimdir bu?<br />
Ahali:<br />
-  Aman hocam hiç bulaşma, derler. Ayyaşın meyhusun biri işte!..<br />
&#8211;  Nerden biliyorsunuz?<br />
- Müsaade et de bilelim yani. Kırk yıllık  komşumuz&#8230; Bir başkası tafsilata girer;<br />
- Biliyor musunuz, der.  Aslında iyi sanatkârdır. Azaplar çarşısı’nda çalışır. Nalının hasını  yapar&#8230; Ancak kazandıklarını içkiye, fuhuşa harcar. Hem şişe şişe şarap  taşır evine, hem de nerde namlı mimli kadın varsa takar peşine.. Hele  yaşlının biri çok öfkelidir.<br />
- isterseniz komşulara sorun, der.  Sorun bakalım onu bir cemaatte gören olmuş mu?.. Hasılı, mahalleli döner  ardını gider. Bizim tedbili kiyafet mollalar kalırlar mı ortada!..<br />
Tam  vezir de toparlanıyordur ki, padişah keser yolunu :<br />
&#8211; Nereye?<br />
-  Bilmem, bu adamdan uzak durmayı yeğlersiniz sanırım.<br />
&#8211; Millet bu,  çeker gider. Kimseye bir sey diyemem&#8230;<br />
Ama biz gidemeyiz, şöyle  veya böyle tebamızdır. Defini tamamlamak gerek.<br />
- İyi ya, saraydan  birkaç hoca yollar, kurtuluruz vebalden.<br />
&#8211; Olmaz, rüyadaki hikmeti  çözemedik daha.<br />
- Peki ne yapmamı emir buyurursunuz?<br />
&#8211;  Mollalığa devam&#8230; Naaşı kaldırmalıyız en azından.<br />
- Aman efendim,  nasıl kaldırırız?<br />
&#8211; Basbayağı kaldırırız işte.<br />
- Yapmayın,  etmeyin sultanım, bunun yıkanması, paklanması var. Tekfini, telkini&#8230;<br />
&#8211;  Merak etme ben beceririm. Ama önce bir gasilhane bulmalıyız.<br />
-  Şurada bir mahalle mescidi var ama&#8230;<span id="more-410"></span></p>
<p>&#8211; Olmaz, vefat eden sen  olsaydın nereden kalkmak isterdin?<br />
- Ne bileyim, Ayasofya’dan,  Süleymaniye’den, en azından Fatih Camii’nden&#8230;<br />
&#8211; Ayasofya ile  Süleymaniye’de devlet erkanı çoktur. Tanınmak istemem. Ama Fatih  Camii’ni iyi dedin. Hadi yüklenelim&#8230; Ve gelirler camiye. Vezir sağa  sola koşturur, kefen tabut bulur. Padişah bakır kazanları vurur ocağa&#8230;  Usulü erkanınca bir güzel yıkarlar ki, naaş; ayan beyan güzelleşir  sanki. Bir nurdur, aydınlanır alnında. Yüzü sâkilere benzemez. Hem  manâlı bir tebessüm okunur dudaklarında. Padişahın kanı ısınmıştır bu  adama, vezirin de keza&#8230; Mechul nalıncıyı kefenler, tabutlar, musalla  taşına yatırırlar. Ama namaz vaktine bir hayli vardır daha&#8230; Bir ara  vezir sıkıntılı sıkıntılı yaklaşır.<br />
- Sultanım, der. Yanlış  yapıyoruz galiba&#8230;<br />
&#8211; Nasıl yani?..<br />
- Heyecana kapıldık, sorup  soruşturmadan buraya getirdik cenazeyi. Kim bilir belki hanımı vardır,  belki yetimleri?..<br />
&#8211; Doğru, öyle ya, neyse&#8230; Sen başını bekle, ben  mahalleyi dolanıp geleyim. Vezir, cüzüne, tesbihine döner, padişah  garip maceranın başladığı noktaya koşar. Nitekim sorar soruşturur.  Nalıncının evini bulur. Kapıyı yaşlı bir kadın açar. Hadiseyi metanetle  dinler. Sanki bu vefatı bekler gibidir.<br />
- Hakkını helal et evladım,  der. Belli ki çok yorulmuşsun. Sonra eşiğe çöker, ellerini yumruk yapar,  şakaklarına dayar&#8230; Ağlar mı? Hayır. Ama gözleri kısılır, hatıralara  dalar belki. Neden sonra silkinip çıkar hayal dünyasından&#8230;<br />
-  Biliyor musun oğlum? Diye dertli dertli söylenir&#8230; Bizim efendi bir  âlemdi, vesselam&#8230; Akşamlara kadar nalın yapar&#8230; Ama birinin elinde  şarap şişesi görmesin; elindekini avucundakini verir satın alırdı. Sonra  getirip dökerdi helaya!..<br />
&#8211; Niye?<br />
- Ümmeti Muhammed içmesin  diye&#8230;<br />
&#8211; Hayret&#8230;<br />
- Sonra, malum kadınların ücretlerini öder  eve getirirdi. Ben sizin zamanınızı satın aldım mı? Aldım, derdi.  Öyleyse şimdi dinlemeniz gerek&#8230; O çeker gider, ben menkîbeler  anlatırdım onlara&#8230; Mızraklı ilmihal. Hucceti islam okurdum&#8230;<br />
&#8211;  Bak sen! Millet ne sanıyor halbuki&#8230;<br />
- Milletin ne sandığı umrunda  değildi. Hoş, o hep uzak mescidlere giderdi. Öyle bir imamın arkasında  durmalı ki, derdi. Tekbir alırken Kabe’yi görmeli&#8230;<br />
&#8211; Öyle imam  kaç tane kaldı şimdi?<br />
- işte bu yüzden Nişancı’ya, Sofular’a  uzanırdı ya&#8230; Hatta bir gün; Bakasın efendi, dedim. Sen böyle böyle  yapıyorsun ama komşular kötü belleyecek. inan cenazen kalacak ortada&#8230;<br />
&#8211;  Doğru, öyle ya?..<br />
- Kimseye zahmetim olmasın deyip, mezarını kendi  kazdı bahçeye. Ama ben üsteledim. iş mezarla bitiyor mu, dedim. Seni kim  yıkasın, kim kaldırsın?<br />
&#8211; Peki o ne dedi?<br />
- Önce uzun uzun  güldü, sonra;<br />
- Allah büyüktür hatun, dedi. Hem padişahın işi ne?</p>
<div id="crp_related"><h3>Bu Konularada Bakabilirsin:</br></h3><ul><li><a href="http://www.ilkerguven.com/hayata-dair/seni-oyle-bi-doverim-ki.html" rel="bookmark" class="crp_title">Seni Öyle Bi Döverim Ki&#8230;</a></li><li><a href="http://www.ilkerguven.com/hayata-dair/derici-ve-padisah.html" rel="bookmark" class="crp_title">Derici ve Padişah</a></li><li><a href="http://www.ilkerguven.com/hayata-dair/padisah-ve-hizir-a-s.html" rel="bookmark" class="crp_title">Padişah ve Hızır (A.S)</a></li><li><a href="http://www.ilkerguven.com/eglence/trafik-kazasi.html" rel="bookmark" class="crp_title">Trafik Kazası</a></li><li><a href="http://www.ilkerguven.com/eglence/ford-minubusu-bilirmisin.html" rel="bookmark" class="crp_title">Ford Minubüsü Bilirmisin?</a></li></ul></div>]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.ilkerguven.com/hayata-dair/padisahin-isi-ne.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
	</channel>
</rss>

